29. 10.

Sessizce verilen sözler yatıyor arka bahçede, gel istersen birlikte bakalım… Onca yıldan, kıldan tüyden mevzudan geçip de kendi kürkçü dükkanıma girmiş gibiyim, sermayem kafamdaki tilkiler…

İşte karşımdasın, sana ne versem de yedi yaşına dönüp çelik çomak oynasak? Çok uçarı bir tahmin belki ama bilirsin, DeLorean’in bile dönemeyeceği zamanlar vardır; 88 milden daha hızlı gitmen gereken bir noktadır beyninin sandık odasında…

Oldukça soğuk bir ocak günüdür…

Söktün bütün rütbelerimi, halbuki ne büyük puanlar toplamıştım sana, sicilime işlersin diye. Toy bir arpacı kumrusu gibi düşündüm kelimelerimi. İsminin olması gereken sıra üstlerinden bile kıskandım seni, o sıra okuldan arazi olup büyük planlarımı (!) gerçekleştirmeye çalışıyordum! 20 yaşındaydım, çakı gibiydim, kolumun altında kitaplarım ve sırtımda jilet gibi parlak, bembeyaz defterleri evime taşıdığım bir çantam vardı, lisenin yıl sonu festivallerine katılıp tanıdık yüzler seçmeye eğilimliydim bir de.

Şimdi asiti kaçmış bir litrelik kola gibi belleğimin lavabosunu açmak için kullanıyorum duygularımı. Duygular ki eskirler, değişirler ve bir gün senin olmaktan vazgeçerler. Şimdi içimdeki boşluk, güzel bir uykudan uyandırır gibi, sensiz bir sabahın sorumluluklarına çağırıyor beni. Belki de bundan sonra herşey daha basit olacak; yazdıklarıma sakladığım heyecanlarımı çekmeceden çıkarıp gözüne sokmak zorunda kalmayacağım.

Herşey istediğin gibi olacak…

Ve son olarak, şimdiye kadar beni kendimle ittifak halinde yaşamaktan alıkoyan ne kadar şey varsa, ne kadar gerçek veya sanal zihinsel mikroba sahipsem onlaradır sözüm: siz neredesiniz, var mısınız, yok musunuz bilmiyorum, ama artık umurumda değilsiniz…Mahremiyetime girebilir, içsel kalelerimi  zaptedebilir, her köşemi bilfiil işgal edebilirsiniz ama benim sizden çok daha güçlü bir sahibim var… Ona teslim olduğum sürece, hiç kimse ruhumu ipotek altına alamayacak, biliyorum…

Buradayım, bekliyorum…


4 tane yorum to „Dönülebilen Bir Sabahın Yanıbaşında…“

  1. Erdal ERDOGDU demişki:

    işte ömer özlü olmak böyle olsak gerek…abi yine tadından yenmeyecak kadar güzel bir yazı patlatmıssın..ellerine sağlık…

  2. Esra Erdoğdu demişki:

    Ömer
    kelimelerle oynayıp,duygularını öyle bir yerleştiriyorsun ki satır aralarına…
    sitemi,özlemi,gitmeyecek gelleri… yakalatıyorsun bilinçaltı denen tilkilere…
    devam çocuk… devam

  3. SİNEM demişki:

    yaaaa çok uzun oldu takip edemiyorum ama :)
    geldim ve yineee çok etkileyici bi yazı okudum gerçekten cok güzeldi:)
    ellerinize sağlık:)

  4. Ömer Özlü demişki:

    afiyet olsun…:)

Cevap yaz